Biyografi
6 Aralık 1976’da
istanbul’da dünyaya gelen UMUT ÖZBEK’in müzikle tanışması doğumuyla
beraber başlamaktadır. Türk halk müziği sanatçısı, besteci, araştırmacı,
koro şefi ve edebiyatçı MEHMET ÖZBEK’in oğlu olan UMUT ÖZBEK
çok küçük yaşlarda müzikten etkilenmiş ve duyduğu arzu, heyecanı her geçen
yıl giderek artmıştır. Türkülerle iç içe geçen bir çocukluk döneminden
sonra 1982’de Ankara’ya yerleşen ailesiyle beraber müzik dolu hayatına
devam ederken, babasının almış olduğu bir Casio org ile içindeki müzik
aşkı bir adım daha ön plana çıkmıştı ve böylelikle ilk klavyesine de
kavuşmuştu. Aynı yıllarda abisinin de etkisiyle [MURAT ÖZBEK]
yabancı müziğe de ilgi duymaya başladı. Orta öğrenimine devam ederken
babasının almış olduğu piyano ile müzik aşkı giderek büyüdü ve piyano ile
geçirdiği saatlerde bir yandan da batı müziğini incelemeye başladı.Orta
öğreniminin sonlarında yine babasının almış olduğu Korg M1 marka klavye
ile ilk kayıtlarını yapmaya, üretmeye başlayan Özbek; daha fazla
dayanamayıp konservatuara gitmeye karar verdi. Lise 1’de okumakta olduğu
yıl Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Şan Bölümü giriş
sınavlarını birincilikle kazandı ve profesyonelliğe doğru ilk adımını
attı. Doç. Vagif KERİMOV ile ses eğitimi aldığı konservatuar
yıllarında sürekli kendisini, piyanosunu ve sesini geliştirdi. Klasik
parçaların yanı sıra çok büyük ilgi duyduğundan dolayı sürekli yabancı
pop, pop jazz, soul, country ve new age üzerine çalışmalar yaptı.
Konservatuarda bulunduğu bu dönemde kendi eşliğini çalıp söylediği opera
konserleri verdi. Aynı yıllarda Dilek BURAT ile piyano
çalışmalarına da devam etti. 90’lı yılların ortasından itibaren piyasada
çeşitli gruplarla veya solo olarak sahne aldı, konserler verdi, çeşitli
otellerde lobi ve yemek müziği yaptı. 1997-1998 yıllarında çeşitli tiyatro
eserlerinde figüranlık yaptı ve ufak çaptaki rollerde görev aldı. 1998
yılının sonunda Antalya Devlet Opera ve Balesi için açılan sınavı
başarıyla kazanıp 1999 yılında ses sanatçısı olarak çalışmaya başladı.
La Traviata, Çardaş Prensesi, Seni Seviyorum gibi eserlerde rol alan
Özbek bu süre zarfında piyano, bestecilik ve aranje çalışmalarına hiç
aralık vermeden devam etti. 2000 yılının sonlarında geçirdiği trafik
kazasıyla bir süreliğine piyanosundan, çalışmalarından uzak kalmak zorunda
olsa da, yoğun tedavi sürecini atlattıktan sonra kaldığı yerden
çalışmalarına devam etti. Evindeki stüdyosunda çeşitli jinglelar,
besteler, düzenlemeler yaparken aynı zamanda Antalya Operası Oda Korosu'nun
piyanistliğini de üstlendi. Yine aynı kurumda 9 ay kadar sahne müdürlüğü
yaptı. 2003 Afyon Caz Festivali'nde Şirin ÇİLENGİR’in
solistliğinde,Bülent AKSU beşlisiyle piyanist olarak sahne aldı.
Üner Yayınları’nın hazırlayıp sunduğu, 3CD'den oluşan, animasyonlu Tonton
Ali Etkileşimli Eğitim Seti'nin müziklerini üstlendi. İkbal GÜRPINAR’ın
"Seviyorum Seni" adlı şiir albümünün müziklerini de yaptı. 2007
yılında Türkiye voleybol milli takımının marşlarını besteledi ve kaydetti.
2008'de Ankara Minasera alışveriş merkezinin jingle'larını da kayıt eden
Özbek; çeşitli yerlerdeki canlı performansının yanı sıra, jingle,
beste, demo, kayıt, düzenleme çalışmalarına da Antalya’da aralıksız devam
etmektedir.